EN
Anasayfa / Haberler
2023-2024 Akademik Yıl Açılış Törenimizde, Açılış Dersini TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş Verdi

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi 2023-2024 Akademik yıl açılış töreni, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un açılış dersiyle başladı.

Cevizlibağ Dr. Azmi Ofluoğlu yerleşkesi, Alev Ofluoğlu Konferans Salonunda gerçekleştirilen törene vali yardımcıları, rektörler, kaymakamlar, belediye başkanları, iş dünyasının önemli simaları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, basın kuruluşları, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Ömer Faruk Gümüş: "İYYÜ sadece bir eğitim kurumu değil, aynı zamanda bizler için bir bilgi ve kültür merkezidir"

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesine birincilikle giren Tıp Fakültesi öğrencisi Ömer Faruk Gümüş törende yaptığı konuşmada “Üniversite hayatı, bir gencin kişisel ve akademik gelişiminde dönüm noktalarından biridir. Bugün burada, yepyeni bir sayfa açarken, bu sayfada yazacaklarımızla kendi öykümüzü inşa etme fırsatını yakalıyoruz. İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi, sadece bir eğitim kurumu değil, aynı zamanda bizler için bir bilgi ve kültür merkezidir. Bizler, bu merkezin canlı hücreleri olarak, bilgiyle beslenecek, kültürle yoğrulacak ve topluma değer katan bireyler olarak yetişeceğiz. Burada edineceğimiz bilgi ve deneyimlerle donanarak,  sadece kendi başarılarımızı değil, aynı zamanda ülkemizi ve dünyayı daha iyi bir yer haline getirme yolunda önemli adımlar atacağımıza inancımızı yinelemek isterim. Bu kutlu yolculukta hep birlikte ilerleyerek, İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi'ni daha da büyük başarılara taşıyacağımıza yürekten inanıyorum.” dedi.

Muhammed Alastal: “Kardeşim Gazze’de camiden çıktığı sırada üstüne bir bomba düşerek şehit oldu”

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği 2.sınıf öğrencisi Filistin asıllı Muhammed Alastal törende yaptığı konuşmada ülkesinde yaşanan savaşlara değinerek “Doğduğumdan beri ülkemde olan bütün savaşları yaşadım. Ülkemde üniversitelerin çoğu savaş nedeniyle bombalandığı için başka bir ülkede okumak zorunda kaldım. Türkiye'ye gelme fırsatına sahip oldum. Birçok arkadaşımın eğitimlerini tamamlamak için yurt dışına gitme imkanı olmadı. Dünyadaki herkes gibi benim de birçok hayalim var. Benden bir yaş küçük olan erkek kardeşim sevdiği bir hayatı ve hayalleri vardı ama yirmi yaşında Gazze’de camiden çıktığı sırada üstüne bir bomba düşerek şehit olduğu için bunları gerçekleştiremeyecek. O gitti, anılarımız da gitti. Savaş sırasında evimizden uzakta bu yerde yalnız olduğumu unutmak için ailemle her gün iletişim kurardım. Ama savaş yüzünden ailemle iletişimim kesildi. Belirli aralıklarla iletişim kuramamaya başladım. İşgal sırasında sık sık ana iletişim merkezlerinin hedef alınması ve bombalanması, Gazze'nin dış dünyayla her türlü iletişiminin kesilmesine neden oldu. O süreçte komşularımız, akrabalarımız bombalandı. Evleri tamamen yıkıldı ve birçok akrabamla beraber komşularımız şehit oldular. Cenazeleri bizim evden çıkarıldı. Evimizde, mahallemizde büyük yıkımlara yol açan bu olay ve yaşanan felaketler, vatanımız ve topraklarımız uğruna yaşadığımız zorluklar, anılarımız… Biz gerçeğin sahibiyiz. Biz ihanet etmedik, satmadık, vatan uğruna şehit olduk, öldürüldük ve terk edildik...” dedi.

Muhammed Alastal  sözlerini şöyle noktaladı “sonuç olarak, hak ve toprak sahipleri, Filistin'in aziz, metanetli ve mücadeleci halkının davasının ilk destekçisi olan ve olmaya devam eden Türkiye Cumhuriyeti'ne ve Türk milletine teşekkür ederiz.”

Prof. Dr. Hacısalihoğlu: “50 binin üstünde insanımızı kaybettik”

Törenin açış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, asrın felaketi depreme değinerek “Yeni akademik öğretim yılına; geride bıraktıklarımız, acılarımız, sevinçlerimiz ile adım atacağız. Zorlu dönemler geçirdik. Önce küresel bir salgınla boğuştuk, ardından asrın felaketi büyük bir depremle sarsıldık. 50 binin üstünde insanımızı kaybettik; öğrencilerimizden ailelerini kaybedenler de oldu. Bir nebze olsun bir faydamız olur diye hemen harekete geçtik ve 2 tır dolusu deprem malzemesi ile hemen deprem bölgesine gittik. Allah bizlere bir daha felaketler yaşatmasın” dedi.

Prof. Dr. Hacısalihoğlu: “Bilim ve teknolojinin yenik düştüğü bir fazın içinde miyiz?”

Konuşmasında dünya barışı ve huzuruna değinen Prof. Dr. Hacısalihoğlu şunları söyledi: “Cumhuriyetimizin 100.yılını idrak ettik. Yeni bir yüzyıla başladık onun ilk günlerindeyiz. Türkiye Yüzyılı, Türk Milletinin Yüzyılı. Bu çok önemli bir dönemeç. Yer yüzünün yaşadıkları ve bizim üzerimize düşen sorumluluklar var. Mazlumların sorumluluğu. Bütün bunlar Türkiye Yüzyılında sadece bizim için değil, tüm dünyanın barışa ve huzura ulaşabilmesi için önemli bir sorumluluk yüklüyor bizlere. Üniversitelere de kuşkusuz büyük bir sorumluluk düşüyor. Bilimde ve teknolojide daha iyi bir yere gelerek seferber olmamız gerekiyor. Bugün Gazze derslerle dolu. Bilimin ve teknolojinin 21.Yüzyılda geldiği bu seviyeye rağmen nasıl olur da aynı ilerleme insanlık adına toplum huzuru adına insan canı adına kaydedilmemiş olur? Bilimin ve teknolojinin merkezi sayılan ülkelerin başındakiler, nasıl olur da bu barbarlığa, bu soykırıma destek olurlar finans sağlarlar, göz yumarlar? Bilim ve teknolojinin yenik düştüğü bir fazın içinde miyiz? Bunlar çok önemli derslerdir. Daha çok şey söylenebilir kuşkusuz. Türkiye’nin Üniversiteleri olarak bu alanda üzerimize büyük bir sorumluluk düşüyor. Bilim ve teknoloji, dünyaya huzuru ve barışı getirmek için varsa kıymetlidir ve anlamlıdır. Zulmün ve zalimliğin karşısında bilim asla yenik düşmemelidir. Biz bunu başarmak zorundayız. Sadece bilim ve teknolojide ilerlemeyle değil aynı zamanda onun insanlığa barışı ve huzuru da getireceğini ispatlayacağız o açıdan sorumluluğumuz büyük.”

Prof. Dr. Hacısalihoğlu: “14 bin 500 öğrenci kapasitesine ulaşmış durumdayız”

14 bin 500 öğrenci ile bilime merkezlik ettiğini söyleyen İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, “Sadece bilim ve teknolojide yarışarak değil, elbette yarışacağız ve aynı zamanda onun insanlığa barışı ve huzuru nasıl getirdiğini de ispatlayacağız. 11 fakülte, 2 yüksekokul, 3 enstitü ve 10 araştırma ve uygulama merkezimiz ile üniversitemiz yoluna devam ediyor. Bilginin bilince dönüştüğü yer olarak tarif ettiğim üniversitemiz ve diğer üniversitelerin bu sorumluluğunun büyük olduğunun farkındayız. Yeni dönemde Bayrampaşa Kampüsümüzle, büyümemize paralel olarak alan genişlemesi de yapacağız. Bugün geldiğimiz noktada 14 bin 500 öğrenci kapasitesine ulaşmış durumdayız. Bunun 4 bin 850'si uluslararası öğrenci. Sevgili Muhammed gibi 112 Filistinli öğrencimiz var. 83 ayrı ülkeden; Ortadoğu'dan Orta Asya'ya, Kafkaslara, Kuzey Afrika'ya Afrika'nın içlerine ve Avrupa'ya uzanan geniş bir yelpazedeyiz. Bu sene ilk defa Çin’den 10 öğrenci, İspanya'dan ve Fransa'da Türk olmayan bizzat o ülkenin vatandaşı öğrenciler aramıza katıldı” şeklinde konuştu.

TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş: “Filistin ve İsrail arasında yaşananlar bugünün meselesi değildir”

Filistin ve İsrail arasındaki sorunların 1991 yılına dayandığını ifade eden TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş ise “Sadece son zamanda İsrail'in Filistin’e karşı yapmış olduğu saldırılar değil. Ondan önceki dönemden itibaren başlayan ama bu saldırılarla birlikte önümüze yeni bir sayfa olarak açılan dünyanın içinden geçtiği bu süreci herhalde yakın tarihimizin en büyük türbülanslara sahip olan dönemlerinden biri olduğu aşikârdır. Her alanda büyük alt üst oluşların ve yeniden oluşların yaşandığı bir süreçten geçiyoruz. Filistin ve İsrail arasında bugün yaşananlar bugünün meselesi değildir. Bildiğiniz gibi 1991'de bu işin bir dünü var. 1991'de Amerika'nın Irak'ı işgaliyle birlikte başlamıştır. O süreçte Amerika’nın o zamanki Bakanı Sayın Hanımefendinin söylediği sözü hepimiz dün gibi hatırlıyoruz” dedi.

TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş: “7 Ekim’den bu yana 22 ülkeden 42 farklı düzeyde cumhurbaşkanı, başbakan, meclis başkanları çoğunlukla olmak üzere müzakere etme imkânı buldum”

İsrail ve Filistin arasında yaşanan olayların başından beri diplomasi trafiğini sürdürdüğünü ifade eden Kurtulmuş, “Tabiri caizse tam bir diplomasi atağı içinde dört koldan faaliyet gösteriyoruz. Cumhurbaşkanımız yüzlerce görüşme gerçekleştirmiştir. Ben kendi adıma söyleyeyim 7 Ekim’den bu yana 22 ülkeden 42 farklı düzeyde cumhurbaşkanı, başbakan, meclis başkanları çoğunlukla olmak üzere müzakere etme imkânı buldum. 5 uluslararası toplantıda Filistin Meselesini gündeme getirme fırsatını buldum. Ama üzülerek ifade edeyim ki yaptığımız bu görüşmelerin çoğunda özellikle batılı ülkelerin önemli bir kısmının İsrail’den daha fazla İsrailci olduklarını görmek insana üzüntü veriyor. Hatta öyle ki bazılarının kendi resmi dairelerinin, çalışma ofislerinin kapılarına kendi ülke bayraklarının yanında İsrail bayraklarını astıklarını gördüm. Dolayısıyla bugün geldiğimiz nokta aslında sadece Filistin arasında bir mesele değil dünya siyasetinin önümüzdeki on yıllarını etkileyecek fevkalade önemli bir gelişmedir. Geçici de olsa bir ateşkes sağlanmış derken maalesef önce Amerika Birleşik Devletlerinden biz kalıcı ateşkese karşıyız mesajının gelmesi, arkasından da bugün yeniden İsrail’in saldırılarına başlamış olması utanç vericidir. Bu çerçevede Türkiye olarak pozisyonumuzu hiçbir şekilde değiştirmeden hem kalıcı ateşkesin temin edilmesi hem de nihayetinde Filistin Davasının tam manası ile çözüme kavuşturulması için öyle görünüyor ki önümüzdeki uzun sürecek olan diplomatik mücadeleye de hazır bir şekilde yolumuza devam edeceğimizi bir kere daha ifade etmek isterim” şeklinde konuştu.

TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş: “Filistin Devleti kurulmadan Orta Doğu'da barışın sağlanması imkânsızdır”

Bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulmasının önemine vurgu yapan Kurtulmuş, “Filistin’de siyasi çözüm için 3 şartın yerine getirilmesi gereklidir. Bunlardan birincisi 1967 sınırlarında başkenti Kudüs olan bir Filistin Devleti kurulmadan Orta Doğu'da barışın sağlanması imkânsızdır. Şimdi böyle dediğiniz zaman bazı beyler diyorlar ya efendim var ya işte Filistin Devleti. Nerde Filistin Devleti var. Filistin Devleti dediğiniz benzetmek gibi olmasın buranın Topkapı Suriçi’ne gitmek için İsrail Polisinden izin aldığınız bir devlet. Görüyorsunuz esir takaslarının yapıldığı Ofer Cezaevi Filistin Devlet Yönetiminin bulunduğu yönetim merkezinin hemen burnunun dibinde. Mahalle mahalle bölünmüş. Sokak sokak bölünmüş ve her mahallesinin hakimiyeti de İsrail Güvenlik Güçlerinin eline verilmiş bir Filistin Devleti, nasıl bir devlettir? Kâğıt üzerinde değil tam manasıyla toprak bütünlüğü sağlanmış, tam manasıyla egemenliği tesis edilmiş 67 sınırlarında başkenti Kudüs olan bir Filistin Devletinin kurulması. İkincisi Yahudi yerleşimcilerin, yerleşimciler lafı nazik bir tabirdir. Yahudi işgalcilerin, gaspların on yıllar boyunca gasp ettikleri evlerden, iş yerlerinden, köylerden çıkartılarak oranın asli temsilcilerine, oranın asli sahiplerine verilmesi, üçüncüsü ise Mescidi Aksa başta olmak üzere bütün kutsal dinlerin, kutsal mekânlarının korunmasıdır. Bunların üçü sağlanmadan Orta Doğu'da barış olmaz” cümlelerini kullandı.

TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş: “Batının bu değerleri artık dünyanın her yerinde sorgulanmaya başlamıştır”

Batının değerlerinin sorgulandığını da söyleyen Kurtulmuş, “75. yılında İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin bir daha asla böyle insan hakları ihlallerine şahit olmayacağı iddiasıyla yazılan beyannamenin artık Avrupa’nın gündeminden düştüğü görülmektedir. Bunu bir iftira olarak söylemiyorum. Birtakım zorla siyonizmin o propaganda mekanizmasının içerisine nasıl dahil edildiğini biliyorsunuz. Dünyada alenen açıkça biz Filistin'e yapılan zulmün karşısındayız diyen futbolcuların, sanatçıların nasıl bir baskı altına tutulduğunu hep beraber izliyoruz. Mesela bir üniversite olduğu için bunları söylemek isterim, modern elektron düşüncenin üstatlarından birisi sayılan Haber Mas’ın siyonist İsrail seyirciliği ve İsrail'in bu saldırgan politikalarına alkış tutmasını anlamak mümkün değildir. Batı düşüncesinin ve değerlerinin iflas ettiğini, insanları ötekileştirmeyen hak ve hukuka riayet eden insanların yaşam hakkını önemsemeyen, bütün bu meseleleri bir masaldan ibaret olduğunu, Filistinlilere karşı baskılar söz konusu olunca soru soranların nasıl sustuklarını, nasıl etkilendiklerini, tarihi ile Lale Eskem kesildiklerini görüyor ve batılılar adına büyük bir üzüntü duyuyorum. Bundan sonraki dönemde ikinci temel küresel gelişme budur. Batının bu değerleri artık dünyanın her yerinde sorgulanmaya başlamıştır” diye konuştu.

TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş: “BM hiçbir fonksiyonu ve özelliği olmayan uluslararası bir kurumdur”

Birleşmiş Milletlerin uluslararası anlamda hiçbir fonksiyonunun olmadığını söyleyen Kurtulmuş “Ama daha sevindirici olan batıdaki insaf sahibi insanlar tarafından da sorgulanmaya başlandığıdır. Bundan sonraki süreçte dünyada demokrasilerle otokrasiler arasında bir büyük mücadelenin ortaya çıktığı açıkça görülmektedir. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri kapıdan içeri sokulmadı. Dünyada barışı sağlamaktan sorumlu olan en üst kuruluş. Onun genel sekreteri savaş bölgesine gidip, ‘durun ateşkes sağlayın’ diyemiyor. Bunun Türkçesi şudur: Birleşmiş Genel Sekreteri içeriye sokulmayan Birleşmiş Milletler sadece kağıt üzerinde Birleşmiş Milletlerdir. Hiçbir fonksiyonu ve özelliği olmayan uluslararası bir kurumdur” ifadelerini kullandı.

Tören, hediye takdimi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.



Yayınlanma Tarihi : 1.12.2023