Anasayfa / Akademik / Fakülteler / Tıp Fakültesi
Aktivite ve Duyurular

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Tıp Fakültesi, İstanbul Üniversitesi Emekli Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Özdem Anğ’ı “1950-2000 yılları aralığında İstanbul da Tıp öğretimi Öğrenciler ve Öğretim Üyeleri” konulu konferans için davet etti.

Alev Ofluoğlu Konferans Salonunda yapılan etkinliğin sunumunu Dr. Öğr. Üyesi Ayten Arıkan, açılış konuşmasını ise Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Demir Budak yaptı.

Prof. Dr. Budak, “İstanbul Üniversitesi Türk Eğitim Tarihinde doğurganlığıyla, ilkliğiyle önem kazanmış, her zaman çağdaş olmaya ve olabilmeye özen göstermiş, batıya açılan o yüce önderin Atatürk’ün işaret ettiği o çağdaş eğitimi yakalama koşusunda hep ön sırada yer almış, çok önemli ve tarihi bir kurumdur. 1950 ve 2000 yılları arasındaki eğitim ve öğretime odaklanan hocamızın konuşması bu anlamda çok büyük değer kazanmaktadır. Hepimiz için eminim çok eğitici olacaktır” dedi.

Kürsüye davet edilen 85 yaşındaki İstanbul Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Anğ, öğretim üyesi olmuş bir kişinin her zaman söyleyecek bir sözü olduğunu belirterek “Bugün ders veren yaşımdaki ender kişilerden birisiyim. Çeşitli nedenlerle bazıları erken emekli oluyorlar. Benim yaşımdan önce kendilerini emekli ediyorlar. Ben o yola gitmedim çünkü öğretim üyesi olmuş bir kişinin her zaman için söyleyecek bir sözü, yazacak bir yazısı vardır diye düşünenlerdenim. Umarım, isterim ve dilerim ki bu yönde bir süre daha devam edebileyim. Bugünkü konuşmamda sizlere düşüncelerinizde bir yön verebilirsem mutluluk duyarım” dedi

Prof. Dr. Anğ, sunumunda İstanbul Üniversitesinin kuruluşundan günümüze kadarki süreçte kat ettiği yolu ve farklı dönemlerdeki eğitim-öğretim süreçlerini ele aldı.

Etkinlik plaket ve çiçek takdiminin ardından sona erdi.


















İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi’nden Yunanistan’a Akademik Çıkarma...
Uluslararası Balkan Adli Bilimler Akademisi’nin her yıl farklı ülke ve farklı şehirlerde düzenlediği Adli Bilimler Kongresi bu yıl İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi tarafından Yunanistan’ın Dedeağaç kentinde düzenlendi.
İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersi Abacı Kalfoğlu’nun önderliğinde yapılan kongreye üniversitemizden 8 yayınla 18 araştırmacı katıldı.
Balkan Adli Bilimler Akademisi’nin hedefinin suçla mücadelede bir işbirliği platformu oluşturmak olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ersi Abacı Kalfoğlu, “Bu anlamda İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi olarak Balkan Adli Bilimler Akademisi’ne yapacağımız katkının en ileri düzeyde olmasını hedefledik ve kongreye geniş bir akademik kadro ile katıldık.” dedi.
Kongreye komşu ülke Yunanistan’daki Adli Bilimler uzmanlarının yanı sıra diğer Balkan Ülkeleri’nden de çok sayıda akademisyen katıldı. Üç gün süren Adli Bilimler Kongresi’nde bilimadamları çeşitli konularda tebliğler sundu. Tebliğler arasında insan DNA’sından saç, göz ve görünüş tespiti, dedektif hemşirelerden adli bilimlerde çevre gibi yeni konular ele alındı.
Kongreye Dedeağaç Belediyesi, Bölge Valiliği, ülkemizden ise Gökyol İnşaat firması katkı sundu.


Adli Hemşirelik Çalıştayı Sona Erdi...
Olay Yeri İncelemesi ve Delil Toplaması Nasıl Yapılır?

İstanbul İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü’nün birlikte düzenledikleri “Adli Hemşirelik: Dünü, Bugünü ve Yarını” konulu çalıştay Alev Ofluoğlu Konferans Salonu’nda yapıldı.

TÜBİTAK tarafından desteklenen çalıştayın açılış konuşmasını Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersi Abacı Kalfoğlu yaptı. Prof. Kalfoğlu, “Bugün çok önemli bir alanı, Adli Hemşirelik konusunu aramızda bulunan tıp profesörleri ve hemşireler ile bilimsel açıdan inceleyeceğiz. Bu çalıştayı Tıp Fakültesi ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü ile beraber gerçekleştirdik. Desteklerini bizden esirgemeyen Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Demir Budak’a çok teşekkür ederim.” dedi.

Adli Hemşireliğin çok önemli bir konu olduğunu söyleyen Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Demir Budak, “Bugün burada çok önemli bir konuyu işliyoruz. Bu konuyu gündeme getirdiği için Sayın Prof. Dr. Ersi Abacı Kalfoğlu’na ve aramızda bulunan çok önemli isimlere, Colorado Üniversitesi Öğretim Üyesi Virginia A. Lynch’e, Prof. Dr. Şevki Sözen’e, Dr. Öğr. Üyesi Özlem Kevser Korel’e destekleri için çok teşekkür ederim.” diye konuştu.

Dünyada ‘Adli Hemşireliği’ 20 sene önce ilk başlatan Colorado Üniversitesi Öğretim Üyesi Virginia A. Lynch, ise çalıştaya katılmaktan çok mutlu olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

“Burada olmaktan çok mutluyum. Porf. Dr. Ersi Abacı Kalfoğlu tam 4 yıldır bu çalıştay için davette bulunuyordu. Üniversiteye öncelikle “Adli Hemşirelik” konusuna önem verdiği için ve beni buraya davet ettiği için teşekkürlerimi sunuyorum.”

Çalıştaya, İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. H. Hüsnü Gündüz, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Demir Budak, Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İmer Okar, Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Ersi Abacı Kalfoğlu, Colorado Üniversitesi Öğretim Üyesi Virginia A. Lynch, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şevki Sözen, Girne Amerikan Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mira Rana Gökdoğan, Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Özlem Kevser Korel ile çok sayıda akademisyen, hemşire ve öğrenci katıldı.

Çalıştayın ikinci gününde konuşmacı olarak katılan Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Sevil Atasoy, her sağlık kuruluşlarında mutlaka adli hemşirelerin görev yapması gerektiğini söyledi. Seri cinayetler işleyen hemşireler konusuna da değinen Atasoy, sağlık kuruluşlarında görev yapan yöneticilerin dikkatli olmalarını ve bu tür rahatsızlığı bulunan hemşirelerin tespit edilerek gerekli işlemlerin biran evvel yapılmasının önemine dikkat çekti.

Temsili Olay Yeri Oluşturuldu, Deliller Toplandı…

Konferans Salonu sahnesinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Uz. Yrd. Ali Osman Elmas tarafından hazırlanan temsili olay yerine yerleştirilen delililerin nasıl toplanması gerektiği anlattı. Elmas, suç mahalline gelen Olay Yeri İnceleme ekibin ilk önce mevcut halinin fotoğraf ve kamera ile görüntülerinin alınması gerektiğini, daha sonra önlük, eldiven, galoş ve bonelerini takan görevlilerin bulguları toplayarak labratuvarlara gönderdiklerini ve delil olup olamayacağına karar verildiğini anlattı. Elmas, olay yeri mizanseni üzerinde delil toplama, fiziksel delil, biyolojik delik, eser delil, delil transferi, delil teslim zincirinin fiilen toplanması ve toplama tekniklerini anlattı. Bulguların tek tek nasıl toplandığını göstererek anlatan Elmas’ın Temsili Olay Yeri İnceleme sunumu çalıştaya katılanlar tarafından büyük bir ilgi ile takip edildi.





Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi 5. Ulusal Tıbbi Etik Proje Yarışması’na Katılan Öğrencimiz Eda Uçan’ı Tebrik Ederiz...

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Etiği Ve Tıp Tarihi Anabilim Dalı tarafından düzenlenen Organ Nakli ve Etik temalı 5. Ulusal Tıbbi Etik Proje Yarışmasına, İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Tıp Fakültesi 2.sınıf Öğrencisi Eda Uçan “Çapraz böbrek Nakli ve Etik” konulu derlemesi ile katılmıştır.

Bilimsel Jüri Başkanı Prof. Dr. Nesrin Çobanoğlu, 5. Ulusal Tıbbi Etik Proje Yarışması hakkında “Dünya'da ve Türkiye'de ilk kez Gazi Üniversitesi Tıp Etiği ve Tıp Tarihi Anabilim Dalı tarafından düzenlenen ''Tıbbi Etik Proje Yarışması'', uygulamalı bilimsel bir etkinlik olan tıp alanında etik sorunları fark etme ve çözüm önerileri geliştiren projeler üretmeye teşvik etmesi nedeniyle öğrenciler arasında ve toplumda heyecanla karşılanmıştır” diye açıklama yapmıştır.

Yaşamın tüm alanlarında gelecek kuşakları oluşturan ve meslekleri aracılığıyla geleceği biçimlendirecek olan üniversite öğrencilerinin, uygulamada etik sorunları fark etmesi ve çözüm önerileri geliştirmesi yoluyla etik değerleri benimsenmesi sağlanabilir. Ulusal Tıbbi Etik Yarışması bu amacı gerçekleştirmek yolunda önemli bir işlev görmektedir.

Hazırlanmış olan projeler alanında saygın isimlerden oluşan profesyonel bir jüri tarafından değerlendirilmiş ve bu yıl başvurulardan seçilmiş 22 proje kitap olarak basılmaya değer bulunmuştur. Geleceğin evrensel nitelikteki bilim insanları olarak değerli üniversite öğrencilerinin 5. Ulusal Tıbbi Etik Proje Yarışması'nda dereceye girmekten öte bu bilimsel ve sorgulayıcı ortamı paylaşmalarının bile onlarda kalıcı bilimsel etik izler bırakmasını umut ediyoruz.



Adli Hemşirelik Çalıştayı Başladı…
İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü katkıları ile düzenlenen “Adli Hemşirelik: Dünü, Bugünü ve Yarını” konulu çalıştay Alev Ofluoğlu Konferans Salonu’nda başladı.

TÜBİTAK tarafından desteklenen çalıştayın açılış konuşmasını Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersi Abacı Kalfoğlu yaptı. Prof. Kalfoğlu, “Bugün çok önemli bir alanı Adli Hemşirelik konusunu aramızda bulunan tıp profesörleri ve hemşireler ile bilimsel açıdan inceleyeceğiz. Bu çalıştayı Tıp Fakültesi ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü ile beraber gerçekleştirdik. Desteklerini bizden esirgemeyen Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Demir Budak’a çok teşekkür ederim.” dedi.

Adli Hemşirelik’in çok önemli bir konu olduğunu söyleyen Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Demir Budak, “Bugün burada çok önemli bir konuyu işliyoruz. Bu konuyu gündeme getirdiği için Sayın Prof. Dr. Ersi Abacı Kalfoğlu’na ve aramızda bulunan çok önemli isimlere, Colorado Üniversitesi Öğretim Üyesi Virginia A. Lynch’e, Prof. Dr. Şevki Sözen’e, Dr. Öğr. Üyesi Özlem Kevser Korel’e destekleri için çok teşekkür ederim.” diye konuştu.

Colorado Üniversitesi Öğretim Üyesi Virginia A. Lynch, ise çalıştaya katılmaktan çok mutlu olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

“Burada olmaktan çok mutluyum. Porf. Dr. Ersi Abacı Kalfoğlu tam 4 yıldır bu çalıştay için davette bulunuyordu. Üniversiteye öncelikle “Adli Hemşirelik” konusuna önem verdiği için ve beni buraya davet ettiği için teşekkürlerimi sunuyorum.”

Çalıştaya Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Demir Budak, Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İmer Okar, Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Ersi Abacı Kalfoğlu, Colorado Üniversitesi Öğretim Üyesi Virginia A. Lynch, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şevki Sözen, Girne Amerikan Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mira Rana Gökdoğan, Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Özlem Kevser Korel ile çok sayıda akademisyen, hemşire ve öğrenci katıldı.

Geçmişten bir yazı...
Hürriyet Gazetesi köşe yazarı ve Ekonomi Müdürü Vahap Munyar, 2006 yılının sonunda gerçekleştirdikleri bir gezi sırasında beraberlerinde yer alan İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Demir Budak’ın başından geçen ilginç bir ameliyatı köşe yazısına taşıdı…


Vahap Munyar’ın yazısı;

GEÇEN nisan ayı başları Koton, İpekyol ve İnci'nin mağaza açılışları için Atina'dayız... Kaldığımız otelin lobisinde Kiğılı Giyim'in patronu Abdullah Kiğılı'nın başını çektiği sohbet ortamı var.

Konu bazı işadamlarının umreye, hacca gidişlerine geldi. Söz hacdan açılınca geçen yıl hacı olan İstanbul Üniversitesi Senato Üyesi Prof. Dr. Demir Budak, Arafat'ta yaptığı ameliyatı anlattı.

Demir Budak, Arafat'ta dua ederken, turizm şirketinin yetlilileri nefes nefese yanına gitti:"Hocam yetiş, bir hacımız neredeyse ölüyor."

Prof. Budak, hemen hastanın yanına gitti: "Acilen en yakın hastaneye götürün. İltihaptan kaynaklanan septik şok yaşıyor. Müdahale edilmezse hayati riski var."

Hasta en yakın hastaneye götürüldü, dönmeleri uzun sürmedi. Turizm şirketi yetkilileri soluğu yine Prof. Demir Budak'ın yanında aldı: "Hastanede müdahale edecek ekip yok."

Budak, bu kez, "Bu hastaya hemen müdahale etmeliyim" dedi ve hızla aynı hastaneye koştular. Hastanede Mısırlı genç bir doktor vardı. Budak, önce doktorla konuştu:

- Narkoz malzemesi var mı?

- Hayır.

- Ameliyatta kullanabileceğimiz ne malzemeniz var?

- Alkol, penset, makas, pamuklu gaz, bir de sizin elinize biraz küçük gelebilecek eldiven var.

Demir Budak, bu kez hastaya ve yakınlarına döndü:

- Hemen müdahale etmem lazım. Aksi halde hayati tehlikesi söz konusu. Ancak, bu şartlarda müdahale etmek de benzeri riskleri taşıyor.

150 kiloluk hastanın apış arasında kavun büyüklüğünde iltihap oluşmuştu. Budak, işe koyuldu:

- İhramının ucunu dişlerinin arasına al, acıya dayanmaya çalış. Başka çaremiz yok.

Budak, yılların ustalığıyla ameliyata başladı. Makasla iltihaplı bölgeyi açtı, yarım eldivenli elini daldırıp, temizledi. Budak, operasyonu bitirince yine hastaya döndü:

- Ameliyat ipliği de yok, yarayı açık bırakacağım. Böyle kapanmasını beklemek durumundayız.

Hasta iki saat kadar hastanede dinlendi, krizi atlatmış, acısı dinmişti. Hasta, "Artık Arafat'ta sizlerle birlikte dua etmeye dönebilirim" dedi.

Bu durum Demir Budak için mucizeydi. Ameliyat ekipmanı olmadan, sağlıksız ortamda operasyon yapmış, hasta iki saatte ayağa kalkmıştı: "Mollalıktan, riyakarlıktan uzak, samimi inancın karşılığında Allah'ın bize bahşettiği bir mucize yaşadık."

Budak, olayı anlatınca Abdullah Kiğılı hastayı tanıdığını belirtti: "O hasta tekstil sektöründen bir arkadaşımız. Ellerine sağlık."

Arkadaşımız Fatma Aksu'nun Mekke'den geçtiği, "Kabeye nazır yatak odası", "VIP hacıya özel şeytan taşlama" haberlerini görünce, Prof. Budak'la hastasının yaşadığı mucizeyi hatırladım...

Suudi Arabistan, hac turizminden büyük gelir elde ediyor, hacıları kurtaracak hastaneyi düşünmüyor...

Hacı olmak için çırpınan insanların hayatını böyle hiçe saymak olur mu? İyi bayramlar, iyi yıllar...



İstanbul’un en ünlü cerrahı Hasankaleli çıktı...
Detaylar için tıklayınız...


YYU’da 14 Mart Tıp Bayramı ve Beyaz Önlük Giyme Coşkusu...
İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi 14 Mart Tıp Bayramı’nı düzenlediği bir konferans ile kutladı.

Alev Ofluoğlu Konferans Salonu’nda düzenlenen konferansa Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Azmi Ofluoğlu, Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Ekrem Çalkılıç, Mütevelli Heyeti Üyesi Prof. Dr. Erol Düren, Rektör Prof. Dr. H. Hüsnü Gündüz, Rektör Yardımcısı ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, Rektör Yardımcısı ve Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk İşeri, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Demir Budak, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Selçuk Mercan ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.

Açılış konuşmasını yapan Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Demir Budak, Tıp Bayramının öneminden bahsetti. Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Vehbi Alpman’ın moderatörlüğünü yaptığı konferansta, Dr. Öğr. Üyesi Ayten Arıkan “14 Mart’ın Tarihçesi”ni, Prof. Dr. Selçuk Mercan “Tıp Etiği ve Mesleki Öğretiler”i, Prof. Dr. Demir Tiryaki ise “İhtiyarlamadan Yaşlanmak” konularını dinleyenlerle paylaştı.

Tıp bayramının önemine değinen Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Demir Budak, “Bugün 14 Mart’ı kutluyoruz. Hiç kuşkunuz olmasın tıp mesleğinin perspektifte çok ayrı bir yanı var. İnsanlık tarihi kadar eski bir mesleğin mensuplarıyız. Bu meslekte duygu yüklü olmanın yanı sıra bilgi ve beceri ile donanmış olmak da büyük önem arz ediyor” şeklinde konuştu.

Tıp etiği ve mesleği öğretileri konusunda sunum yapan İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Selçuk Mercan, “Son günlerde yaşadığımız acı olaylar yüreğimizi kanatmıştır. Türkiye’nin hekimleri her şartta yani ‘Hasta düşman bile olsa, tedavi et’ ilkesinden ayrılmayarak bu zor şartlarda çok iyi bir sınav verdi. Dolayısıyla mensup olduğum bu aileye katılacak sevgili öğrencilerimizin aynı anlayışla yollarına devam etmelerini diliyorum” dedi.

Hekimlik öğrenimi bu mesleğe girdiğimiz zaman başlar diyen Prof. Dr. Selçuk Mercan bir hekimde bulunması gereken özellikleri şöyle sıraladı: “Hekimlik bir gönül işidir. Bir hekimde öncelikle insan sevgisi olmalı. Ayrıca hekimin aklının ve vicdanının hür olması ve baskı altında hareket etmemesi gerekir. Yani karakteri sağlam olmalıdır. Bilgili, birikimli ve donanımlı bir hekimin tek amacı, insanları sevmek ve onlara yardım etmek olmalıdır. Hekimlik öğrenimi bu mesleğe girdiğimiz zaman başlar ve ölünceye kadar da devam eder. Biz hekimler, hasta olduğumuzda bize nasıl davranılmasını istiyorsak, hastalarımıza öyle davranmalıyız.”

Konferansın ardından Tıp Fakültesi’nin geleneksel hale getirdiği Beyaz Önlük Giyme Töreni gerçekleştirildi. Öğrenciler tek tek sahneye çıkarak bembeyaz önlüklerini hocalarının ellerinden alarak giydiler. Tören sonunda da 1. Sınıf öğrencileri hocalarıyla birlikte hatıra fotoğrafı çekildi.







14 MART TIP BAYRAMINA COŞKULU KUTLAMA...
İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından 14 Mart Tıp Bayramı kutlandı.

Üniversitenin Alev Ofluoğlu Konferans Salonu’nda gerçekleşen programa Mütevelli Heyeti Üyesi Prof. Dr. Erol Düren, İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Ekrem Çalkılıç, Rektör Prof. Dr. Hüsnü Gündüz, Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Demir Budak, Rektör Yardımcısı ve İİBF Dekanı Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, Prof. Dr. Hüsrev Hatemi ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.

Açılışta konuşan Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Demir Budak, “Hekimlik bir adanmışlıktır. Hekimlik bambaşkadır bir gönül işidir. Hekimlikten para kazanmayı düşünen varsa şimdiden bu meslekten vazgeçsin. Çünkü Tıp bilimdir, hekimlik ise sanattır.” dedi. Budak, “Bu bayram kendi öz değerlerimizi sorgulama bayramıdır. Neler kazandırdı, doğrularımızı ve yanlışlarımızı ve bunların yargılarını yapma zamanımızdır.” şeklinde konuştu.

Daha sonra Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Vehbi Alpman moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda konuşan Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Ayten Arıkan, Tıp Bayramı’nın tarihsel gelişimini anlattı.

Oturumda konuşan Prof. Dr. Hüsrev Hatemi ise ‘Tıp Tarihi Bilimi’nin tarihsel gelişimi ve ‘Türk Tıp Tarihi’nin aşamalarını örnekleriyle sıraladı.

Oturumun son konuşmasını yapan Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Demir Tiryaki ise, ‘Genetik Bilimi’nin serüvenini anlattı. Mikroplarla insanlar arasındaki çatışmanın başlamasını, mikrop türlerinin kökenlerinin incelenmesi, yok edilme yöntemleri, DNA’nın çift sarmal buluşunu, proteinlerin aminoasit dizilişini hazırladığı sunumla anlattı.






TIP FAKÜLTESİ SERİ KONFERANSLARI
İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanımız Prof.Dr. Demir Budak'ın açılış konuşmasını yaptığı Tıp Fakültesi seri konferanslarının 1ncisi Prof.Dr. Cengiz KUDAY ile "Tarih Şuuru" başladı.

Tarihe olan merakının çocukluğuna kadar uzandığını belirten Prof.Dr. KUDAY, Türk Tarihi konusunda bilinen ve bilinmeyen konular üzerine öğrencilere görüşlerini aktardı.








TIP FAKÜLTESİ SERİ KONFERANSLARI BÜTÜN HIZI İLE DEVAM EDİYOR...
Bezm-i Alem Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Pataloji Ana Bilim Dalı Profesörü Dr. Dilek Sema Arıcı, İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesinde düzenlediği konferansta bizlere kanser hastalığını anlattı...








YENİ YÜZYIL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİ DÜZENLENEN TÖRENLE BEYAZ ÖNLÜKLERİNİ GİYDİ...

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri düzenlenen törenle beyaz önlüklerini giydi. Törende konuşan Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Azmi Ofluoğlu, “Hekimler, bize anne ve babamızdan daha yakın. Anne ve babamıza utanarak sıkılarak söyleyemediklerimizi hekimlere rahatlıkla söyleyebiliyoruz.” dedi.

Üniversitenin Alev Ofluoğlu Konferans Salonu’nda düzenlenen törene İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Azmi Ofluoğlu, Mütevelli Heyeti Başkan Yardımcısı Ekrem Çalkılıç, Mütevelli Heyeti Üyesi Prof. Dr. Erol Düren, Rektör Prof. Dr. Hüseyin Hüsnü Gündüz, Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Demir Budak, Rektör Yardımcısı ve İİBF Dekanı Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, akademik ve idari kadro ile öğrenciler, velileriyle birlikte katıldı.

Tıp Fakültesi öğrencilerinin beyaz önlük giyme töreninde, birinci sınıf öğrencisi Özgür Aksoy’un önlüğünü giydiren Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Azmi Ofluoğlu, hekimlik mesleğinin kutsallığına dikkat çekti. Ofluoğlu, “Büyüklerinize mesleğin kutsallığını sorabilirsiniz. Bizler utanarak sıkılarak anne- babamıza söyleyemediklerimizi hekimlerle paylaşabiliyoruz. Hekimler bize anne ve babamızdan daha yakın...” dedi.

Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Hüseyin Hüsnü Gündüz, öğrencilerin çok şanslı olduklarını söyleyerek, insana hizmet edecekleri bir mesleğe adım attıklarını belirtti. Rektör Gündüz, “Beyaz önlük cesaretin simgesidir. Sizler de cesaret göstererek bu mesleğe adım attınız.” dedi.

Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Demir Budak, doktorluğun bir meslekten önce yaşam biçimi olduğunu belirterek, “Çocuklarımız bugün bu yaşam biçimine ilk adımlarını atıyorlar. Beyaz saflık, duruluk, temizlik, kutsallık ve ışıktır. Bu giyeceğiniz sıradan bir önlük değildir. Sizler ilerde bizim gururumuz olacaksınız” dedi.

Konuşmaların ardından, Tıp Fakültesi öğrencilerine ikişerli üçerli gruplar halinde öğretim üyeleri tarafından beyaz önlükleri giydirildi. Aileleri ise heyecan ve mutluluk içerisinde çocuklarını izledi.

Programda Tıp Fakültesi öğrencilerinden oluşan koro, Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyesi Yard. Doç. Dr. Ebru Tuncer Boon yönetiminde seslendirdikleri şarkılarla büyük alkış aldılar.