Anasayfa / Akademik / Fakülteler / Fen Edebiyat Fakültesi
Aktivite ve Duyurular

Mütercim-Tercümanlık Bölümü Öğrencimizin Büyük Başarısı

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Mütercim - Tercümanlık Bölümü’nde lisans ve yüksek lisans düzeyinde eğitimini tamamlayarak mezun olan Cemre Çelik, Finlandiya'da sadece doktora öğrencilerine açık olan DOTTSS: Translation Studies Summer School 2018 adlı yaz okuluna katılmaya hak kazanarak başarıyla tamamladı. İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Günseli İşçi, Mütercim-Tercümanlık Bölümü’nden mezun olan Cemre Çelik’in başarılı bir öğrenci olduğuna dikkat çekerek, “Cemre, üniversitemizde hem lisans, hem de yüksek lisans eğitimini tamamladı. Aynı zamanda Dil Okulumuzda Okutmanlık sınavında başarılı oldu. Ardından da Finlandiya'da sadece doktora öğrencilerine açık olan bir yaz okulu seminerlerine kabul edilen tek öğrenci olarak programa katıldı ve başarıyla tamamladı. Kendisini bu başarısından dolayı tebrik ediyorum. Cemre, Finlandiya’daki programı tamamlamasının ardından da bizlere bir teşekkür mektubu göndererek onurlandırmıştır” dedi.

Öğrencimiz Cemre Çelik’in İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Günseli İşçi’ye gönderdiği mektup şöyle:

20.07.2018

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi’nde 4 yıl boyunca okuduğum Mütercim Tercümanlık bölümünde tüm hocalarımın sonsuz ilgisini ve desteğini gördüm. Bu sebeple, Yüksek lisans eğitimime de İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi’nde İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde devam etme kararı aldım. Çeviri modülü de bulunan bu bölüm sayesinde hocalarımın da desteği ile beraber çeviri alanında kendimi geliştirdim. 2018 yılının yaz döneminde Finlandiya’da doktora ve post doktora öğrencilerine yönelik hazırlanan DOTTSS: Translation Studies Summer School 2018 adlı yaz okuluna, tek yüksek lisans öğrencisi olarak katılmaya hak kazandım. Bu sayede farklı ülkelerden gelen doktora öğrencileri ile değerli Prof. Kaisa Koskinen ve Prof. Outi Paloposki gibi çeviribilim alanında uzman hocalardan da ders alma imkânım oldu. Eğitimin boyunca değerli hocalarım sadece alan derslerimizi vermekle kalmamış ayrıca alana ilişkin konferanslara, yaz okullarına ve seminerlere katılmamıza olanak sağlamıştır.

Cemre ÇELİK








3. Biyoteknoloji Sempozyumu’nda Kanserden Korunmanın Yolları Anlatıldı

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Biyoteknoloji Kulübü tarafından düzenlenen ve bu yıl 3’üncüsü yapılan Biyoteknoloji Sempozyumu’nda uzmanlar kansere neden olan etkenlerle korunmanın yollarını anlattılar.

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi, kanser konusunda önemli bir etkinliğe imza attı. Üniversitenin Biyoteknoloji Kulübü tarafından bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen sempozyumda İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi’nin yanı sıra çeşitli üniversitelerden gelen uzmanlar; kanserden korunmanın bilimsel yolları, terapisine ilişkin güncel yaklaşımlar ve kanser tedavisinde son gelişmeleri anlattılar. Üniversitenin konferans salonunda düzenlenen sempozyumun açılışında konuşan İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, kanserle ilgili günümüzde çok önemli gelişmelerin yaşandığına dikkat çekerek, Özellikle Türk bilim insanları kanser alanında çok önemli çalışmalara imza atıyorlar. Multidisipliner birçok çalışmayla alınan mesafeler var” dedi. Sempozyuma katılımla ilgili memnuniyetini dile getiren Prof. Dr. Hacısalihoğlu, “Bir üniversite öğrencisinin kalibresini yansıtan şey soru sorma kabiliyetidir. Zira, sempozyuma 53 farklı üniversiteden 46 farklı akademik alanda öğrenci katılıyor. Bu, oldukça memnuniyet verici bir tablo. Katılımcı öğrencileri ve sempozyumu hazırlayan Biyoteknoloji Kulübü üyeleri ile ilgili bölümlerin öğretim üyelerini kutluyorum. Sempozyumun sonunda kanser hastalığı ile ilgili birçok sorunun cevabını alacağınıza eminim” diye konuştu.

“Çok sayıda kimyasala maruz kalıyoruz”

Sempozyumda Pamukkale Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alaattin Şen “Sitokrom P450: Kimyasal Karsinogenezin Önlenmesi ve Tedavisinde Besinlerin Rolü” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Günümüzde insanoğlunun kimyasallardan kaçınmasının artık mümkün olmadığının altını çizen Prof. Dr. Şen, sadece kirleticilerin değil, aynı zamanda petrokimyasal atıkların, hazır gıdaların, ilaçların ve kullandığımız diğer besinlerin önemli kimyasal içerikler taşıdığını kaydetti. Üreticilerin hazır gıdalara bilerek veya bilmeyerek yaklaşık 2 bin’den fazla kimyasal eklediklerini ileri süren Prof. Dr. Alaattin Şen şunları söyledi: “Bu eklemelerin bazıları koruyucu amaçlı olmakla birlikte, çoğunluğu ise tatlandırmak, renklendirmek ve raf ömrünü uzatmak gibi amaçlar taşımaktadır. Ama sonuçta bunlar doğal besinlerin içine katılan kimyasal maddelerdir. Her türlü kirleticilerden uzak durmaya çalışsak bile tükettiğimiz hazır gıdalarla kimyasallara oldukça yüksek oranda maruz kalıyoruz. Bunların yanında hasta olduğumuzda kullandığımız ilaçlar var ki; ilaçların da bir takım yan etkiler içeren eklentiler içerdiğini biliyoruz.”

“Kimyasallar vücudumuzda reaksiyona yol açıyor”

Konuşmasında insanların kimyasallara daha çok ağız yoluyla (oral yolla) maruz kaldıklarına dikkat çeken Prof. Dr. Şen şöyle devam etti: “Bu kimyasallar sindirim sistemi yoluyla emiliyor ve büyük bir kısmı da bu sistem aracılığıyla atılıyor. Ama çoğu kısmı da karaciğere geliyor. Bu yüzden karaciğer vücudumuza giren kimyasalların ana metabolizma organıdır. Büyük bir miktarı burada değişime uğruyor ve ardından kan yoluyla hedef dokulara yayılımı gerçekleşiyor. Bu kimyasallar karaciğer, akciğer ve böbreklerde dönüştürülüyor ve vücuttan atılmaya çalışılıyor. Vücudumuz bu maddelerin zararlı etkilerini bertaraf etmeye çalışsa da bu süreç içinde istemediğimiz reaksiyonlar da ortaya çıkıyor. Buna Biotransformasyon reaksiyonları deniliyor.”

Uzmanlar kanser konusunu masaya yatırdı

Sempozyumda İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi, Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mine Anğ Küçüker “Bakterilerin Genotoksinleri”, Necmettin Erbakan Üniversitesi Biyoteknoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Egemen Foto “Akılcı İlaç Tasarımı”, İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi, Tıp Fakültesi Öğr. Üyesi Doç. Dr. Cenk KığKanserin Tedavisinde Güncel Yaklaşımlar”, İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi, Tıp Fakültesi Öğr. Üyesi Doç. Dr. Zeynep Doğusan Yamalıoğlu Kanser ve İmmünoterapi”, Acıbadem Üniversitesi, Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğr. Üyesi Prof. Dr. Özlem ErOnkolojide Gelişmeler-2018”, Arda Deniz Dokuzoğlu daSentetik Viroloji ve Onkolitik Virüsler” konularında sunum yaptılar.







Biyoteknoloji Kulübümüz Lise Öğrencileriyle Buluştu

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Biyoteknoloji Kulübü üyeleri, “Bilimin Penceresinden Bakıyoruz” projesi kapsamında İstanbul’un Zeytinburnu ilçesinde bulunan İhsan Mermerci Anadolu Lisesini ziyaret etti.

Kulübün alt kolu olarak faaliyet göstermekte olan BioLab ekibi; gelecek nesillerle etkileşim kurabilmek ve bilime ilgisi olan öğrencilere yol göstermek amacıyla, liseli öğrencilerle ‘biyoloji’ bilimi üzerine çeşitli bilgiler vererek deneyler yaptı.

Özellikle genç öğrencilerde merak uyandıracak konu başlıkları seçilerek onların bilime karşı farkındalıklarının artması amaçlandı.

Yaklaşık 120 öğrenciye ulaşılan ve İhsan Mermerci Anadolu Lisesinde büyük bir ilgi gören projenin, başka liselerde de uygulanarak devam edeceği belirtildi.







Biyoteknoloji Kulübü Öğrencilerinin Başarısı

Kulüp öğrencilerinin düzenlediği "Kök Hücreden Organa" temalı 29 üniversitenin ilgili alanlarından öğrencilerinin katılımıyla gerçekleşen II. Biyoteknoloji Sempozyumu birçok haber sitesinin konusu oldu.




2. Biyoteknoloji Sempozyumu Düzenlendi

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Alev Ofluoğlu konferans Salonunda, 2.Biyoteknoloji Sempozyumu düzenlendi.

Biyoteknoloji Kulübünün organize ettiği etkinliğin açılış konuşmasını İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşegül Topal Sarıkaya yaptı.

Prof. Dr. Sarıkaya, sempozyumun ana temasının ‘Kök Hücreden Organa Giden Yolculuk’ olduğunu belirterek, “Biyoteknoloji, 3 boyutlu yazıcıların devreye girmesiyle birlikte organların prototipinin belirlenmesi anlamında genetikçilerin, hücre biyologlarının, mühendislerin yer aldığı multi disipliner bir alan. Kök hücreden organa giden günümüzde birkaç başarılı örnek var. Çok yoğun çalışmalar yapılıyor ve son yıllarda bu yolculukta özellikle sağlık alanında tedavi amaçlı olarak organların yapılabilmesi, organ nakillerinde önemli bir yer tutuyor. Bu konuda henüz başarılı örnek sayısı az olmakla beraber, yapılan çalışmalar sonucunda bunların sayısının artacağına eminiz” dedi.

Prof. Dr. Sarıkaya, bu yıl ikincisi düzenlenen Biyoteknoloji Sempozyumuna İstanbul içinden ve dışından toplam 29 üniversitenin katılım sağlandığını ifade ederek, kürsüyü konuşmacılara devretti.

Sempozyumun 1. Oturumunda Marmara Üniversitesinden Prof. Dr. Tunç Akkoç, “Kök Hücre ve Güncel Uygulamaları” konusunu ele aldı. Haliç Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Ayyub Ebrahimi ise, “İndüklenmiş Pluripotent Kök Hücre” hakkında bilgiler verdi.

Sempozyumun 2. Oturumunda, İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Ali Akpek “3D Yazıcılar ve Yazıcıların Yapay Organ Üretiminde Kullanımı” isimli sunumunu yaparken, Eskişehir Osmangazi Üniversitesinden Prof. Dr. Adnan Ayhancı ise “Yapay Kan” hakkında bilgiler verdi.

Medipol Üniversitesinden Tuğba Akgün’ün sunumuyla tamamlanan sempozyumda katılımcılara belge taktim edildi.





1.Biyoteknoloji Sempozyumu Düzenlendi

Saygı duruşu, İstiklal Marşı ve açılış konuşmalarının ardından, “Farmakogenomik Bilginin Kliniğe Uygulanması” konulu sunumu için Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Semra Sardaş kürsüye davet edildi.

Prof. Dr. Sardaş, vücuda alınan kimyasalların etkinliklerine değinerek, ilaçların vücuttan atılımı hakkında öğrencilere ve akademisyenlere bilgiler verdi. İlaç etkisini değiştirebilecek farklı etkenler olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sardaş, hastaların tanıları aynı olsa bile, genetik farklılıkların olduğunu unutmadan seçilmiş vakalara uygun tedaviler uygulanması gerektiğini belirtti.

“Advers İlaç Reaksiyonlarına” değinen Prof. Dr. Sardaş, reaksiyonlardan meydana gelen ölüm oranlarının trafik kazalarıyla aynı oranlarda olduğunun altını çizerek, “Advers İlaç Reaksiyon Tipleri” hakkında bilgiler verdi ve ilaç üretilirken genomik bilgiye önem verilmesi gerektiğini belirtti. Farmogenetiğin ilaç geliştirirken sağladığı faydalardan ve piyasadan çekilen ruhsatlı ilaçlardan bahseden Prof. Dr. Sardaş, “Farmakovijilans” ilaçlara karşı uyanık olmak gerektiğini vurgulayarak ilaç yan etkilerinin ilgili kanallara bildirilmesi gerektiğinin önemine işaret etti.

“İnsanda Mikrobiyota” konulu sunumu için İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mine Küçüker kürsüye davet edildi. Sözlerine teşekkür ederek başlayan Prof. Dr. Küçüker, insan vücudunda insanlarla birlikte yaşayan mikrop toplulukları (Mikrobiota) olduğunu belirterek, bir bireyle birlikte yaşayan mikrop sayısının insan hücrelerinin sayısının 10 katı olduğunu ifade etti. İnsan bağırsağında yaklaşık 100 trilyon mikrop olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Küçüker, bu mikropların 35 bin farklı türden oluştuğunu söyledi. İnsan vücudunun bir ekosistem olduğunu, insan ve mikrobun bu sistemde birlikte yaşadıklarını ifade eden Prof. Dr. Küçüker, “Mikroplar örgütlü topluluklardır. İnsan hücreleri ile mikroplar arasında bir iletişim ve etkileşim vardır. Sağlık ya da hastalık bu etkileşimin sonucudur” dedi. İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Demir Budak, Prof. Dr. Mine Küçüker’i tebrik ederek bağırsak florası hakkında kısa bir konuşma yaptı. Prof. Dr. Budak, bağırsaklarda meydana gelen nefrozlara ve bunların bakterilerle olan ilişkisine dikkat çekti. Prof. Dr. Budak sitotoksinlerin ve septik şokların ölümcül olabileceğini bu nedenle tıbbın bugün cerrahiden çok hücreye yöneldiğini belirtti.

Yemek arasının ardından devam eden sempozyumda, “Türkiye’de Uygulanan Prenatal Tanı Testlerindeki Yeni Gelişmeler” konulu sunumu için İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuba Günel kürsüye davet edildi. Doç. Dr. Günel, “Fetal Kromozom Anomamlileri Prenatal Tanı Testlerini” anlattı. NIPT örnek sayılarına değinerek, NIPT hedefleri hakkında bilgiler veren Doç. Dr. Günel, doğumla ilgili kusurları, kromozom anomalilerinin görülme sıklığını ve “Down Sendromu Risk Belirleme Metotlarını” grafiklerle öğrencilere ve akademisyenlere anlattı. “Serbest Fetal Dna Analiz Yöntemleri” ve “Türkiye’deki Prenatal Tanı Uygulamaları” hakkında bilgiler veren Doç. Dr. Günel, öğrencileri ve akademisyenleri “2. Etik Çalıştayına” davet ederek sözlerini noktaladı.

Kürsüyü devralan İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Emir Tan, “Mikrobiyal Biyoteknoloji ve Farmasötik Ürünler” konulu sunumunu yaptı.

Prof. Dr. Tan, öğrencilere ve akademisyenlere Biyoteknolojinin gelişimi, Biyoteknoloji ve İnovasyon konuları hakkında bilgiler vererek sözlerine başladı. Fermantasyon konusunu vurgulayan Prof. Dr. Tan, besin maddelerinin üretiminde kullanılan mikroorganizmalar ve başlangıç kültürlerine değinerek mikroorganizmalardan elde edilen antibiyotikler hakkında açıklamalar yaptı. Biyoteknolojinin temel alt dallarından, fermantasyon ile elde edilen aşılardan bahseden Prof. Dr. Tan, son olarak “Konvansiyonel ve Biyolojik İlaçlar” arasındaki farkı anlatarak sözlerini noktaladı.

Sempozyumun son konuğu Zentiva / Sanofi kuruluşu uzmanı Özge İzgin oldu. İzgin, ilaç üretim prosesleri hakkında akademisyenlere ve öğrencilere bilgiler verdi. İlaç üretiminde kalite sistemlerine değinen İzgin, toz halinde gelen ham maddeyi granüle, granül halindeki ilaçları da yüksek teknolojili makinelerle tablete dönüştürdüklerini belirtti. İlaç üretimindeki sterilizasyon işlemlerine değinen İzgin, antibiyotikleri sınıflandırdı.

Sempozyum, Tema Vakfı tarafından katılımcılar adına diktirilen fidan belgelerinin taktim edilmesi ile sona erdi.





İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü Drama Performansı

1. Bölüm



2. Bölüm







"Sultan" Kadına Şiddete Karşı Mücadele İstedi…

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi ile Türk Kalp Vakfı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Türk Sineması”nın ünlü ismi Türkan Şoray”ın da katıldığı bir panel düzenledi.

Topkapı Dr. Azmi Ofluoğlu Yerleşkesi”nde düzenlenen panele İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. H. Hüsnü Gündüz, Rektör Yardımcısı ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, Rektör Yardımcısı ve Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk İşeri, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Demir Budak, Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Günseli İşçi, Türk Sineması”nın ünlü ismi Türkan Şoray, Türk Kalp Vakfı Başkanı Semiramis Sekban ile birçok bilim insanı, akademisyen, Türk Kalp Vakfı üyeleri ve öğrenciler katıldı.

Açılış konuşmasına kadın sözcüğünün kendisine biraz ağır geldiğini ve sözcüğün yerine hanımefendi sözcüğünü kullanmak istediğini belirterek başlayan İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Hüsnü Gündüz, “Bu yüzden 8 Mart Dünya Kadınlar Günü değil, Dünya Hanımefendiler Günü olmalı. Ayırt etmeden tüm hanımefendilerin ayaklarının öpülesi olduğunu düşünüyorum. Hepinizin bu gününün kutlu olmasını diliyorum” dedi.

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Demir Budak ise “Kadın benim kişisel inancımda ve literatürümde Tanrı”nın farklı yarattığı, farklı özellikler verdiği, bunu hiç yüksünmeden söylüyorum farklı bir yaratık. Bunun daha ötesinde kutsal bir yaratık. Türk kadını yıllardan beri neredeyse asırlardan beri kendine düşen görevi her konuda yürek açıklığıyla ve cesaretle medeni kadın olmanın getirdiği sorumlulukla her zaman çizgisini çok yukarda tutarak taşımıştır” diye konuştu.

Kadın denildiğinde Cumhuriyet”in 90 yılını geride bıraktığımız bugün de dahil olmak üzere hem Türkiye hem de dünyada bir sorun teşkil ettiğini ifade eden Türk Kalp Vakfı Başkanı Semiramis Sekban ise şunları söyledi: “ Bütün konularda kadınlarımız hep geride neden acaba? Şimdi hepimiz biliyoruz ki, ataerkil bir toplumdan geliyoruz. Kadının sosyal hayata geçiş yapabilmesi için ayaklarının üstünde durması lazım. Kadının kendisine güvenmesi lazım. Eğitim diyoruz değil mi? Yarın öbür gün anne olacak hanımefendilere sesleniyorum; yavrularınızı okutun mutlaka. Sizler gibi yetiştirin”

Bugünlerde çok anlamlı günler yaşıyoruz diyerek konuşmasına başlayan Türk Sineması”nın ünlü ismi Türkan Şoray, “Ben emekçi bir kadın olarak Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutluyorum. Burada bulunan kız öğrencilerimize erkek öğrencilerimize söylüyorum. Kadın hakları için mücadeleye devam edelim şiddete hayır diyelim. Kadın hakları için mücadeleye devam edeceğiz. Şiddete hayır diyoruz” dedi.

Prof. Dr. Tülay İrez”in “Dünya Kadınlar Günü Tarihçesi”, Prof. Dr. Günseli İşçi”nin “Edebiyatta Kadın”, Prof. Dr. Mine Küçüker”in “Eğitimde Kadın”, Türk Kalp Vakfı Başkanı Semiramis Sekban”ın “Sosyal Hayatta Kadın”, Prof. Dr. Yıldız Tümerdem”in “Sağlıkta Kadın” ve Dr. Öğr. Üyesi Mehtap Civir”in ise “Hukukta Kadın” konulu konuşmalarının ardından katılımcılar plaket takdim edildi.







Yeni Yüzyıl Üniversitesi'nden Polonya'ya Uluslararası Ziyaret...

13-17 Mayıs 2013 tarihlerinde üniversitemiz Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı ve Erasmus Kurum Koordinatörü Prof. Dr. Günseli İşçi Polonya’nın Katowice şehrinde yer alan Higher School of Labour Safety Management (WSZOP) Filoloji Bölümünde dersler verdi, Rektör’ün ve Mütevelli Heyeti Başkanı’nın katıldığı toplantıda Yeni Yüzyıl Üniversitesi’ni tanıtan bir sunum yaptı ve iki kurum arasında uluslararası işbirliği projelerine yönelik görüşmelerde bulundu.








Haberin Polonya Üniversitesinde Yayınlanan Linki İçin Tıklayınız...




3. KADIN YAZARLAR SEMPOZYUMU : SUAT DERVİŞ

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi, İstanbul: 4 – 5 Nisan 2013

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi tarafından düzenlenen 3. Kadın Yazarlar Sempozyumu Türk Edebiyatının özgün yazarlarından Suat Derviş’e adanmıştır.

Sempozyumda, Suat Derviş’in eserlerini, yazarlığını ve çağdaş Türk Edebiyatı içindeki yerini çokdisiplinli bir platformda yeniden okumayı, tartışmayı ve değerlendirmeyi amaçlıyoruz. Türk edebiyatı, karşılaştırmalı edebiyat, feminist teoriler, çeviribilim, tarih, sosyoloji, psikoloji, felsefe, antropoloji, siyaset bilimi, film incelemeleri vb. farklı alanlardan yaklaşarak Suat Derviş’in yapıtları üzerinden edebiyat, tarih ve kültür çözümlemeleri yapmanın hem Suat Derviş’in eserlerine yeni pencereler açacağı, hem de Türkiye’deki edebiyat eleştirisine katkıda bulunacağı inancındayız.

Ayrıca, yazarın popüler kültüre de girmiş olan eserleri, örneğin Türk sinemasının kült filmlerinden biri haline gelmiş olan Fosforlu Cevriye, popüler kültür incelemelerine zemin hazırlamaktadır. Dolayısıyla, bu sempozyumda Derviş’in edebi eserlerinin incelenmesinin yanısıra bunların popüler kültür tarafından farklı dönemlerdeki uyarlamalarının, üretildikleri dönemin siyasal, toplumsal, toplumsal cinsiyetçi bakış açılarını nasıl yansıttığının ele alınacağını umuyoruz. Sunumlar için önerilen çerçeve aşağıdaki gibidir, ancak yalnızca belirtilen başlıklarla sınırlı değildir:

• Suat Derviş ve Türk modernleşmesi
• Eylemci bir Yazar olarak Suat Derviş
• Türk Edebiyatı Kanonu ve Suat Derviş
• Türk Toplumsal Gerçekçiliği ve Suat Derviş Edebiyatı
• Derviş’in Eserlerinde Sınıf ve Toplumsal Cinsiyet
• Derviş’in Kadın Hareketiyle Sanatsal ve Edebi İlişkileri
• Suat Derviş ve Popüler Kültür
• Derviş’in Eserlerinin Uyarlamaları – Fosforlu Cevriye
• Türk Sineması ve Fosforlu Cevriye
• Türk Sinemasında Kadın Portreleri ve Fosforlu Cevriye
• Suat Derviş’in Eserlerinde İstanbul - Fosforlu’nun Galata’sı

Sempozyuma katılmak isteyen akademisyen, yazar ve araştırmacıların bildiri özetlerini (yaklaşık 250 kelime) ve kısa öz geçmişlerini (bir paragraf) 28 Aralık 2012 tarihine kadar aşağıdaki e-posta adresine göndermelerini diliyoruz.

E-posta: s.dervissempozyumu@yeniyuzyil.edu.tr

Sempozyumda sunulacak bildiriler daha sonra kitap halinde yayına hazırlanacaktır.